Mendil

Açmıştı gözlerini ufak bir hastanede

Açmıştı gözlerini adının eşliğinde

Mutlu ve umutlu, dünya koşuyor güzele

Baharın ortasında, bakıyor cehenneme

Sonrasını görmek için gerek yok ki rehbere

Bıraktı vatanını teröriste-caniye

 

Dediler ki İstanbul

Taşı tozu altın.

İş desen herkese

Nereden bilecekti

Yolu direk çıkıyor metrobüse, mendile.

 

Benimle de karşılaştı metrobüste

Soru, ihtiyacım var mıydı acaba mendile

 

Bakamam ben hiçbirinin gözüne,

Rolüm hep aynıdır:

Kitap okuyan bir kimse

(rahatsız edilmek istenmeyen)

 

Çıkardım cebimden bir kağıt, bir kalem

Hayat görüşü işte benimkisi

Mendil bile alamam bir şey öğretmeden.

Kolaydan başlamalı:

İki artı iki eşittir soru işareti.

Kıyamıyor kaleme, elleri o kadar pis ki

Parmağıyla işaret ediyor: iki

Sessizce mırıldanıyorum

Gördüğüm en masum zafer işareti.

 

Çıkarıyorum cebimden hak ettiği parayı

Anlıyor verdiğimi bildiğinden cevabı.

Yazıyorum tekrardan yeni bir soru

Anlıyor bu işin nereye varacak sonu.

Soruyorum kaç eder iki artı üç

Duruyor bu sefer, karar vermek güç.

Alıyor kalemi elimden, sessiz

Yazıyor beklenmeyecek kadar güzel ve düz.

 

Cevap beni şaşırtıyor, doğru değil yazdığı

Beş beklerken kağıtta, yazıyor yüz.

 

Bir çiy damlası gözlerimde,

Dayanamıyor bu küçük yüreğe

Çocuklar oldukça,

Hep yer vardır ümide.

Paylaş
Emre Han Ata Hakkında 16 Yazı
İTÜ Makine öğrencisi ve gezgin.

İlk yorum yapan siz olun.

Bir Cevap Yazın